YAŞAYAN İSLAM
  Aziz Mahmud Hüdayi
 
 Aziz Mahmud Hüdayi Hazretleri
 
 
 
Babasının adı Fazlullah b. Mahmud'dur. Cüneyd-i Bağdadî ve Peygamber Efendimiz'in soyundan olup Seyyid'dir.
 
Hicrî 1543 yılında Koçhisar'da (Şereflikoçhisar) doğmuştur.
 
1576 yılında hocası Nâsırzâde'nin vefatından sonra gördüğü rüyalar ve aldığı manevî işaretler üzerine "'gam ve bela mesleği" müderrislik ve naiplikten istifa ederek, Bursa'da bulunduğu sürece vaazlarına devam ettiği ve kendisine hayran olduğu Üftade Hazretleri'ne intisap etti.
 
Şeyhi ondan, mal ve mülkten, makam ve mansıptan tamamen uzaklaşıp nefsini ayaklar altına almasını istedi. O da bütün servetini dağıttı, o gün için çok cazip olan makamları terketti. Şeyhinin isteği üzerine bir sırıkla sırtına ciğer yüklenerek bir zamanlar kadılık yaptığı Bursa sokaklarında ciğer sattı, dergahın tuvaletlerini temizledi. Bir defasında Sultan Ahmed, Hüdâyî Haz­retleri'ne hediye göndermiş, fakat o, bu hediyeyi kabul etmemiştir. Padişah aynı hediyeyi, Şeyh Abdülmecid Sivasî Hazretleri'ne göndermiş, Hüdâyî Hazretleri'nin o hediyeyi kabul etmediğini söyleyin­ce Sivasî Hazretleri: "Padişahım! O Anka kuşudur, leşe tenezzül etmez" demiştir. Daha sonra Hüdâyî Hazretleri ile karşılaştıkları bir sırada. Padişah, Sivasî Hazretleri'nin bu sözünü ona nakletmiş, ondan da şu cevabı almıştır:
 
"Hünkarım! Şeyh Abdülmecid bir deryadır. Deryaya bir damla pislik düşmekle pislenmez."
Hüdâyî Hazretleri, üç defa hacca gitmiştir.
 
1623 yılında vefat etmiş, zaviyesinde kendi yaptırdığı türbesine defnedilmiştir. Hazret, orta boylu, seyrek sakallı ve tatlı dilli bir zattı. Hüdâyî Hazretleri'nden, kışın karlı havada şeyhine bağdan üzüm getirmek, şeyhinin abdest suyunu kalbinin üzerinde zikrederek ısıtmak, hiçbir kayıkçının denize çıkamadığı fırtınalı bir hayada Sultanahmet'e vaaz için gitmek üzere kayığa bindi­ğinde denizin sakinleşmesi, padişahı yemek üzere olduğu zehirli bir av eti konusunda uyarması, bazı maddeleri altına çevirmesi, bir müridini kolundan tutup bir anda Kabe'ye göndermesi gibi birçok kerametler nakledilir.
 
Sultan Ahmet bir gün kendisi­ne: "Abdülkâdir Geylanî bağlılarına kıyamet günü şefaat edeceğini söylemiş. Bu rivayet doğru mu?" demiş. Doğru olduğunu söyleyince: "Sizin bir va'diniz ve müjdeniz yok mu?" di­ye sormuştur. Bunun üzerine Hüdâyî Hazretleri ellerini açarak şöyle dua etmiştir: "Kıyamete kadar tarikatımıza intisap edenler, ömründe bir defa türbemizin önünden geçtiğinde bize Fatiha okuyanlar denizde boğulmasınlar, ahir ömürlerinde fakirlik görmesinler, imanlarını kurtarmadıkça gitmesinler, öleceklerini bilsinler ve haber versinler." Onun bu duasının kabul olunduğunun tecrübelerle sabit olduğu belirtilir.
 
 
  2009/2016  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=